Görüntülenme: 111.217

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Mahmut Karadeniz: Türk’ün ömür uzatan buluşu

 02 Haziran 2014  Hollanda'daki Türkler

Hollanda’nın Rotterdam şehrinde teknik yüksekokulu mezunu Mahmut Karadeniz geliştirdiği sistemle termik santral borularının ömrünü 15 ila 20 yıl arasında uzatıyor.

Silverline adını verdiği yeni buluşu ile iddialı olduğunu söyleyen Mahmut Karadeniz, özel boru kaplama sektöründe Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa ülkelerinde kullanılan teknikten farklı olarak tamamen profesyonel teknikleri ve son teknolojiyi kullandığını söyledi.

Karadeniz şunları ifade etti: “Silverline adlı tamamen bilgisayar donanımlı bu sistemimizde, termik – nükleer santral, petrol rafinerisi, çöp atık ve arıtma tesisleri gibi buhar, su taşıyıcı ve yüksek basınçlı buhar borularına özenle ve itina ile yüksek teknolojili akıllı kaynak marinalarıyla müşterilerimizin özel istekleri ve projeleri doğrultusunda kaynak ve kaplama yapmaktayız. Uyguladığımız özel kaynak ve kaplama, basınç farklılıklarına göre boruda 15 – 20 yıl arasında koruma sağlamaktadır. Örnek vermek gerekirse, monel kaplama, inconel kaplama veya paslanmaz çelik kaplama yüksek korozyon riski taşıyan bölgelerde uygulanır ve yüzde 100 koruma sağlar. Bu da yüksek basınç altında bile hiçbir şekilde kaplama ile kaynaklanan borularda herhangi bir patlama, çatlama veya sızma meydana getirmemektedir.”

Mahmut Karadeniz, geliştirdiği makinenin iki yıllık yoğun bir çalışmanın ürünü olduğunu anlattı. Karadeniz “Termik santral borusunu su soğutmalı makinemize yerleştirip en son teknolojiyi kullanarak borulara el değmeden bilgisayarlı sistem ile kaplama atılıyoruz. Bu kaplama ile borunun hiç bir özelliği kaybolmadan ömrü 20 yıl uzatılmış oluyor. Ben piyasa araştırması yaptım. Bu teknik Türkiye’mizde henüz tanınmıyor. Özellikle bu ürünü Türkiye’de yaygınlaştırarak dışa bağımlılığı azaltmak istiyoruz. Geliştirmiş olduğumuz bilgisayar donanımlı Siverline makinesi ile 30 santimetre çapında bir boru ile en düşük olan 10 santimetrelik boruya kaplama yapabiliyoruz” diye konuştu.

Geliştirdikleri sistemle yeni boruların üzerlerine kaplama yaptıklarını belirten Karadeniz, borulara istenilen şekli verebildiklerini de kaydetti. Mahmut Karadeniz ” Makinemiz tüm testlerden başarı ile geçti. En kaliteli sistem ödülü ile ödüllendirildik. Kaplamanın içerisindeki demir oranını yüzde ikiye düşürdük. Bu Avrupa standartlarında ise yüzde beş civarında. Yani Avrupa standartlarının üzerinde bir kalite yakaladık. Hollanda’da bu özelliklere sahip bir makine yok. Uzmanlar geliştirdiğimiz makineyi dünya genelinde 13. makine olarak gösterdiler. Yani aynısı değil benzerleri var. Bu tamamen son teknoloji ve bilgisayar sistemi ile çalışan bir makinedir. Ayarı yapılıyor, kapağı kapatıldıktan sonra otomatik olarak 6-9-15 metre boruların kaplamasını yapıyor. Aslında var olan bir teknolojiyi biz bir adım daha ileri götürerek geliştirmiş olduk. Tüm sertifika ve araştırma-geliştirme çalışmalarımız tamamlandı. Seri üretime geçip başta ülkemizde bu sistemin yaygınlaşmasını istiyoruz “ ifadesini kullandı.

——————–
İlk geldiğimiz yıllarda çöplerden ekmek toplayarak hayat mücadelesi verdik
Mahmut Karadeniz: “1974 yılında da çocuklarımı Hollanda’ya getirdim. Burada ilk ve ortaokulu bitirdiler. Daha sonra Türkiye’de lise eğitimini tamamladılar. Türkiye’de uyum sağlayamadıkları için çocuklarımı tekrar Hollanda’ya geri getirdim. Burada eğitimlerini tamamladılar. Kendi işlerini kurdular.” dedi.

Vatandaşlarımız 50 yıl önce, ekmek parası kazanma uğruna vatanlarını terk ederek; dili, dini, kültürü, değerleri farklı olan bu ülkeye çalışmak amacı ile Avrupa’ya geldiler.

Aslında Hollanda’ya ilk gelen Türkler 1962 yılında Hollanda’nın Haarlem şehrine küçük bir gruplar halinde gelmeye başladılar. 1964 yılında Hollanda hükümetinin işgücü talep etmesi ile ilk gelişler 1964 yılında başladı. 2014 yılında başlayacak olan Hollanda’ya işçi göçünün 50. yılı kutlamaları ile birlikte ülke çapında birçok etkinlik düzenlenecek.

Avrupa’nın ekonomik olarak büyümesinde ve gelişmesinde büyük katkısı olan Türk işçiler dillerini bilmeden geldikleri Avrupa ülkelerinde çeşitli zorluklara rağmen buralarda tutunarak bu günlere geldiler. Hollanda’ya genelde İç Anadolu şehirlerinden (Konya-Sivas-Yozgat-Kayseri) bir kaç yıllığına biraz para kazanmak ailesinin borçlarını ödemek amacı ile geldiler. Fakat bir daha dönemediler. Bunlardan biride Sivas’ın Şarkışla İlçesi Kızılcakışla Köyü’nden Hollanda’ya gelen Mahmut Karadeniz’dir. Karadeniz, babasının 19 bin Türk Lirası borcunu ödemek için beş yıllığına, 25 yaşında Hollanda’ya turist olarak geldiğini, aradan 45 yıl geçmesine rağmen 70 yaşını doldurduğunu fakat dönemediğini söyledi.

DİL BİLMEDİĞİMİZ ÜLKEDE ÇÖPTEN EKMEK TOPLADIK

Geldiği ilk yıllarda büyük zorluklar yaşadığını söyleyen Mahmut Karadeniz Avrupa yollarına nasıl çıktığını şöyle anlattı: “1943 Yılında Sivas Şarkışla Kızılcakışla köyünde doğdum. Askerliğimi yaptıktan sonra İstanbul’a geldim. İstanbul’da site talebe yurdunda çalışmaya başladım. 1967 yılında İstanbul’da bir kişi ile tanıştım. Kendisi bizden bir miktar para istedi. Sizi Avrupa ülkelerine işçi olarak götüreceğim dedi. Bizde bir kaç arkadaş ile toplanıp para verdik. Bizim paralarımızı aldı dilini ve kültürünü bilmediğimiz Avrupa ülkelerinden Fransa’ya bıraktı kaçtı. Kimseyi tanımıyoruz. Dil bilmiyoruz. Aç kaldık. İlk geldiğimiz yıllarda inanın çöplerden ekmek toplayarak 45 gün boyunca hayatta kalma mücadelesi verdik. Dil bilmediğimiz Fransa’da çok zorluk çektik. Orada Ermeni kökenli biri bize dil konusunda yardımcı oldu. Bizi 45 gün sonra Türk Konsolosluğuna bıraktı. Para yok, pul yok. Konsoloslukta zaten ihtiyar bir adam vardı. O adam bizi sakının sizi hizmetçi olarak işe alırlar. Para vermezler ben öyle oldum yani 40 yıl boyunca hizmetçilik yaptım dedi. Biz oradan konsolosluk aracılığı İtalya’ya trenle gittik. Oradan Yugoslavya’ya gittik. Yugoslavya Bulgaristan’a gönderdi. Bulgar’da Türkiye’ye gönderdi. En sonunda yorucu bir yolculuktan sonra İstanbul’a geri döndük.”

500 GÜLDEN PARA VEREREK OTURUM ALDIM

Mahmut Karadeniz, babasının ısrarı ile turist olarak bu defa Hollanda’da yakınlarının yanına göndereceği yönündeki sözüne, kesinlikle turist olarak gitmeyeceğini söylediğini ifade etti. Karadeniz, “Çünkü aç ve sefil kalmıştık. Daha sonra eniştem Hollanda’da idi. Onun vasıtası ile bir yıl sonra 1968 yılında Hollanda’nın Rotterdam şehrine geldim. İnanın saçlarım simsiyah ve o kadar gür idi ki yağmur işlemezdi. Aradan geçen 45 yılın ardından 70 yaşına girdim. Saçlarımız ağardı. Hollanda’ya ilk aslında Arnhem şehrine geldim. Bu arada polis bizi yakaladı. Bizi polisler Köln’e kadar getirdi. Köln’de pasaportlarımız verir vermez biz trenden inip kaçtık. Daha sonra orada eniştem araba ile gelerek bizi buldu. Araba ile Rotterdam’a getirdi. 1968’den bu yana Liman şehri Rotterdam’da yaşıyorum. Rotterdam’da yine biraz turist kaldıktan sonra kereste fabrikasında çalışmaya başladım. Daha sonra Hollanda genelinde büyük bir af çıkması ile bazı uyanıklar bizden 500’er gülden para alarak oturum aldılar. Aslında mecburen 1000 Euro’da isteseler zaten vermeye razı idik.” diyor.



Etiketler: , ,

Yorumlar: Yorum (0) |